Gittik, geldik
(İstanbul SAP Forum Anıları, Bölüm 1: Giderken...)
SAP Forum 2006'ya 2 hocamız ve 12 üyemiz ile birlikte katıldık. Üniversitemiz tarafından ücretsiz olarak sağlanan servisin son model olmasını bekliyorduk. Çay-kahve makinesi, televizyon.. Yanımızda bir sürü müzik cd si de getirdik. Ancak araçta sadece kaset çalar vardı ve muhtemel arabesk kasetler Başlangıçta facia gibi görünse de, araçta bir gitar olunca ve gitarı da çalan Poyraz olunca her şey değişti bir anda. Sağolsun Poyraz gitarını getirmeyi ihmal etmemiş ve yol boyu dinlemek zorunda kalacağımız radyo hışırtısı ya da arabesk müziklerden kurtarmış oldu. Bence servisteki en güzel şey canlı müzik oldu. O kadar çok şarkı söyledik ki, özellikle eski şarkıları.. Gerçekten de uzun zaman olmuştu bazı şarkıları söylemeyeli. Yolu izlerken bir yandan da birlikte şarkı söylemek gerçekten güzeldi.
(İstanbul SAP Forum Anıları, Bölüm 2: İstanbul...)
İstanbul'a sabahın ilk ışıkları ile vardık. Aslında pek ışık yoktu :)) Taksim'deki Simitçi açılana kadar bir İstiklal gezintisi yaptık. İstanbul uyuyordu ve istiklal boş ve sessizdi. Sonra simitlerimizi yerken, bir anda mesai saati geldi ve İstanbul uyandı. Hayat başlamıştı. Sanki birisi düğmeye basmış ve her şey bir anda çalışmaya başlamıştı. İstanbul'u her iki halde de görmüş olduk, hem uyuyorken hem de uyanıkken. Hangi hali daha iyi bilemedim. Ama uyanıkken çok karışık oluyor. Otele gelmeden önce bir yolda, otele ulaşmak için, 3-4 tur attık ve bu turlar toplam 5 dk ancak sürmüştür. Bir de saat 18.30 gibi bu yoldan geçmeye çalıştık o da 20 dk sürdü herhalde :) İstanbul uyandığını belli ediyordu. Bu arada ben yoktum ama bizim kızlara travestiler laf atmış. Bu garip durumu boşverip kahvaltının ardından bazı arkadaşlarımızı deniz çekmesi üzerine kendimizi deniz kenarında bulduk. Denizi görünce fotoğraf çektirmemek olmaz. Bu arada etkinliğe katılanların fotoğrafları almak için yanlarında bir cd veya hafıza çubuğu ile IESC odasına gelmeleri gerekiyor :)
(İstanbul SAP Forum Anıları, Bölüm 3: Etkinlikten notlar ve dönüş)
Seminerler kısmen güzeldi. Bazıları beklediğimiz kadar iyi değildi. Bazılarına da salonların dolması yüzünden giremedik. Yine de çok şey öğrendiğime eminim. Her zamanki gibi eşantiyon ürünleri doldurduk :) Hatta HP - SAP çantalarından kaç tane aldığımızı söylemek bile istemiyorum :) Biraz abarttık da. Çantalar çok güzeldi ama napalım, hem de fazlaymış. Görevli arkadaşlara yardımcı olmak için yani, başka bir amaçla değil. Öğle yemeği açık büfeydi ve yine çok yedim ben :) Geçen ay katıldığım Oracle APPS Day yine aynı otelde yapılmıştı, öğle yemeğinde çok sıra olduğunu biliyordum -tecrübe- ve hemen sıraya girdim zaten seminerden erken çıkmıştık bu yüzden :) Akşam da bir(a) parti vardı. Akşam yemeği niyetine de partiye katılıp dönüş için yola koyulduk. Yolu koyulduk ama pek kolay olmadı gitmek. 2-3 saate köprüden karşıya geçip İstanbul'dan ancak çıktık herhalde. Belki daha çok sürmüştür ama o ara uyumaktaydım. Dönüşte de trafik cezası yiyecektik ki trafik polisleri şahsi ceza! kesmeyi uygun bulmuşlar bizim şoförün teklifi üzerine :) Derken, 1 gibi varmayı planladığımız Ankara'ya İstanbul trafiği yüzünden saat 3,30 gibi ancak gelebildik. Ve bir etkinliğin daha sonu. İyisiyle kötüsüyle ama kazasız belasız noktaladık bu macerayı da. Sabah dersim vardı benim, uyanmak zor oldu gerçekten de.